Sosyal Medya:

Telefon: +90 541 858 1216

Üniversite Eğitimi Neden Gereklidir?

ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ NEDEN GEREKLİDİR?
ASEU Eğitim ve Danışmanlık Ltd. olarak ülkemizin sorunlarına milletimizin dünya görüşü ve değer ölçülerini esas alarak ilmi kriterlere göre çözmeyi amaçlayan bir kuruluştur. Bugün kuşkusuz Avrupa’daki Türklerin en önemli sorunu “eğitim” meselesidir. Bulunduğunuz ülkedeki eğitim sisteminin içeriği, kuvveti haklı olmanın nedeni kabul eden Batı’nın kendi dünya görüşüne göre hazırlanmış olmasıdır. Gurbetçi ailelerin dünya görüşü, değer ölçüleri ve orta kalmış mevcut eğitim sisteminde yörüngesini bulamamış genç nesillerin yol açtığı sorunlar herkesin malumudur. Bu sorunlar, toplumun temel kurumu olan aile kurumunu sarstığı gibi birlik ve huzurunu da tehdit etmektedir. Yaşam kalitesi yüksek bir aile olunması için başta olmazsa olmazlardan bir eğitimdir, eğitimli gençlik bilinçli Aile temeli sağlam binaya benzer. Avrupa’daki gençlerin Türkiye’de yüksek eğitim alarak kültürel olarak kendilerini geliştirerek hak ve adalet bilincine sahip, sevgi ve dayanışmayı eylemlerine yansıtan, ülkenin imarı ve ıslahını temel amaç edinen ve en önemlisi yetiştiği ülkenin diline kültürüne sahip gençlerin yetiştirilmesi ile Büyük Türkiye’nin inşasına katkı sağlamaları mümkün olacaktır. Bilgi evrenseldir. Nerede bulunursa alınır. Eğitim ise milli olmalıdır. Her milletin fertleri, kendi milletinin dünya görüşü ve değer ölçülerini içeren müfredatlarla yetiştirilmelidir.
Avrupa’da yetişen gençler inanmadıkları yabancı değerlere dayanan müfredatlarla yetişen kişiler oluyorlar. Bu gençler ahlaki davranmakta zorlanıyorlar, ikiyüzlü olarak adlandırılıyorlar ki bunların içinde parmak sayısı kadarı doyup yetiştikleri ülkede kendi değerlerini kayıp etmeden eğitim alıyor ve okuyup idare edenler gurubuna dahil oluyorlar. Çünkü bu gençler inanmadıkları ve içselleştirmedikleri değerleri davranışlarına yansıtamazlar. Ahlaktan söz ederler ancak ahlak dışı eylem ve davranışlarda bulunurlar özüyle sözü birbiriyle çatışır ve çelişir hale gelirler. Bu tür kişilerin davranış ve eylemleri çelişkili olur, ne kendilerine ne ailelerine ne de çevrelerine yararlı hizmetleri yapmaya gayret ederler. Bu şekilde depresif, mutsuz bir gençlik ortaya çıkıyor ki bunlarda Aile veya toplum olduklarında zamanla yozlaşır, birlik ve dayanışma bilinçlerini kaybederler.
Tarih boyunca Türkiye’de kurumsal eğitimin dışında toplumsal eğitimi gerçekleştiren kurumlar ve yapılar da bulunmuştur ve günümüzde bu daha da değer kazanmaktadır. Türkiye’deki modern eğitim sistemi özgür ve sorgulayan, farklılıklara saygı duyan, kişilerin din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin eşit insanların bulunduğu topluma saygı gösteren, Türkiye’nin bilim, sanat, din, dil alanında gelişimine katkı sağlayacak ve baskıcı ve yasaklar toplumundan uzak özgür bireyler yetiştirmeyi amaçlar. Türkiye’de Üniversiteler Fakülte ve yüksekokul olarak genellikle ikiye ayrılırlar. Fakülteler (Universitäten) genellikle dört yıl olur. Yüksekokullar ise genelde meslek okullarından/ticaret liselerinden mezunlarına yöneliktir ve genel olarak iki yıllık eğitim vermektedir. Türkiye’de üniversiteden atılmak yoktur. Ayrıca Avrupa ülkelerinden gelip Türkiye’de üniversite okuyan birisi dilediği gibi (notlarının durumuna göre) geldiği ülkedeki Üniversiteye yatay geçiş yapabilir. Ayrıca seçtiği fakültede ilk sene okuduğu ortak sınıftan sonra ikinci sene kendi bölümünü seçerek okumaya başlar (lise eğitimi gibi).
Avrupa’da yetiştiği ülkede lise dengi eğitimi almış veya Meslek okulu bitirmiş, gençlerimizi yeni bir Türkiye’nin oluşumunda yüksek Eğitimlerini ana vatanda almaları için davet ediyoruz. ASEU olarak bu alanda Avrupa’daki Türk kökenli resmi ve gönüllü kurum ve kuruluşlarımızla var olan güçlü bir Türkiye’nin geliştirilmesine daha da güçlü olmasında çalışmalarında işbirliği ve dayanışmaya hazır olduğunu belirtmek isteriz. Avrupa’daki Milletimizin dünya görüşü ve değer ölçülerini içeren, gençlerimize hak ve adalet bilincini kazandıran ve onların ülkelerini imar etme ve irfanlı birer fert olmalarına ortam hazırlayan bir eğitimle güçleşecektir. Milli dinamiklerimizi harekete geçirerek Türkiye’yi iktisadi bakımdan en gelişmiş ülke haline getirmemiz mümkün olacaktır.
Dr. Ahmet Koçak