ASEU Eğitim ve Danışmanlık Ltd. olarak ülkemizin Eğitim alanındaki tanınırlığına katkı sağlamak, milletimizin dünya görüşü ve değer ölçülerini esas alarak ilmi kriterlere göre çözmeyi amaçlayarak kurmayı hedefledik. Dünde bugün de kuşkusuz Avrupa’daki Türklerin en önemli sorunu “eğitim” meselesidir. Bilgi evrenseldir. Nerede bulunursa alınmalıdır. Eğitim ise milli olmalıdır. Bulunduğunuz ülkedeki eğitim sisteminin içeriği, kendi dünya görüşüne göre hazırlanmış olmalıdır. Gurbetçi ailelerin dünya görüşü, değer ölçüleri ve ortada kalmış mevcut eğitim sisteminde yörüngesini bulamamış genç nesillerin yol açtığı sorunlar herkesin malumudur. Bu sorunlar, toplumun temel kurumu olan aile kurumunu sarstığı gibi birlik ve huzurunu da tehdit etmektedir.
Yaşam kalitesi yüksek bir aile olunması için başta olmazsa olmazlardan biri eğitimdir. Eğitimli gençlik; temeli sağlam binaya benzer. Avrupa’daki gençlerin Üniversite eğitimini Türkiye’de alarak kültürel anlamda kendilerini geliştirerek, hak ve adalet bilincine sahip, sevgi ve dayanışmayı eylemlerine yansıtan, ülkenin imarı ve ıslahını temel amaç edinen ve en önemlisi yetiştiği ecdadının geldiği ülkenin diline ve kültürüne sahip gençlerin yetiştirilmesi ile Büyük Türkiye’nin inşasına katkı sağlamaları ancak bu şekilde mümkün olacaktır.
Avrupa’da yetişen gençler inanmadıkları yabancı değerlere dayanan müfredatlarla yetişen kişiler oluyorlar. Bu gençler ahlaki davranmakta zorlanıyorlar, ikiyüzlü olarak adlandırılıyorlar ki bunların içinde parmak sayısı kadarı doyup yetiştikleri ülkede kendi değerlerini kaybetmeden eğitim alıyor ve okuyup yönetici/idareciler gurubuna dahil oluyorlar. Almanya’da ilkokuldan – Doktora eğitimine kadar sizlerin içinde yetişmiş biri olarak, Avrupa’daki gençler inanmadıkları ve içselleştirmedikleri değerleri davranışlarına yansıtamıyorlar. Ahlaktan söz ederler ancak ahlak dışı eylem ve davranışlarda bulunurlar, özüyle sözü birbiriyle çatışır ve çelişir hale gelirler. Bu tür kişilerin davranış ve eylemleri çelişkili olur. Ne kendilerine ne ailelerine, ne de çevrelerine yararlı hizmetleri yapmaya gayret ederler. Bu şekilde depresif, mutsuz bir gençlik ortaya çıkıyor ki bunlarda Aile veya toplum olduklarında zamanla yozlaşır, birlik ve dayanışma bilinçlerini kaybederler.
Tarih boyunca Türkiye’de kurumsal eğitimin dışında, toplumsal eğitimi gerçekleştiren kurumlar ve yapılar da bulunmuştur ve günümüzde bu daha da değer kazanmaktadır. Türkiye’deki modern eğitim sistemi özgür ve sorgulayan, farklılıklara saygı duyan, kişilerin din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin eşit insanların bulunduğu topluma saygı gösteren, Türkiye’nin bilim, sanat, din, dil alanında gelişimine katkı sağlayacak ve baskıcı ve yasaklar toplumundan uzak özgür bireyler yetiştirmeyi amaçlar.
Türkiye’de Üniversiteler; fakülte ve yüksekokul olarak genellikle ikiye ayrılırlar. Fakülteler (Universitäten) genellikle dört yıl olur. Yüksekokullar ise genelde meslek okullarından/ticaret liselerinden mezunlarına yöneliktir ve genel olarak iki yıllık eğitim vermektedir.
Ayrıca Avrupa ülkelerinden gelip Türkiye’de üniversite okuyan birisi dilediği gibi (notlarının durumuna göre) geldiği ülkedeki Üniversiteye yatay geçiş yapabilir. Ayrıca seçtiği fakültede ilk sene okuduğu ortak sınıftan sonra ikinci sene kendi bölümünü seçerek okumaya başlar (lise eğitimi gibi).
Avrupa’da yetiştiği ülkede lise dengi eğitimi almış veya Meslek Okulu bitirmiş, gençlerimizi yeni bir Türkiye’nin oluşumunda Üniversite eğitimlerini almak üzere gençlerimizi özel kontenjandan faydalanmaları için davet ediyoruz. ASEU olarak bu alanda Avrupa’daki Türk kökenli resmi ve gönüllü kurum ve kuruluşlarımızla var olan güçlü bir Türkiye’nin geliştirilmesi için daha da güçlü olması adına çalışmalarımızda iş birliği ve dayanışmaya hazır olduğunu belirtmek isteriz. Avrupa’daki Milletimizin dünya görüşü ve değer ölçülerini içeren, gençlerimize hak ve adalet bilincini kazandıran ve onların ülkelerini imar etmeyi ve irfanlı birer fert olmalarına ortam hazırlayan bir eğitimle güçlenecektir. Milli dinamiklerimizi harekete geçirerek Türkiye’yi iktisadi bakımdan en gelişmiş ülke haline getirmemiz nitelikli gençler yetiştirmekle ancak mümkün olacaktır.
Dr. Ahmet Koçak